Yeni Adresimize Taşındık…

LOZAN MÜBADİLLERİ VAKFI
Yazman Mustafa Çelebi Mah. Hasnun Galip Sokak, Pembe Çıkmazı No:4 D:5 Beyoğlu/İstanbul
Telefon: +90 212 245 61 55
Faks: +90 212 293 76 33
Web: www.lozanmubadilleri.org.tr

Lozan Mubadilleri » Suyun iki yakasını birleştiren konser…LMV Korosu Cemal Reşit Rey Sahnesinde…

Lozan Mübadilleri Vakfı Korosu, .meşhur müzisyen Zülfü Livaneli’nin “Memleket Kokulu Yarim” adlı şarkısının da yer almış olduğu ve koro ile beraber söylediği ilk albümü “Hasretin İki Yakası” konseri ile 26 Ocak 2020, Pazar akşamı İstanbul Büyük Kent Belediyesine ilişkin Cemal Reşit Rey sahnesinde dinleyiciyle buluştu. Sanatseverler ve mübadiller konsere büyük ilgi gösterdiler. Oldukça yoğun bir katılım oldu.  Salonu dolduran ortalama 1.500 sanatseverin bir kısmı konseri koridorlara oturarak izledi, yer bulamayanlar ise geri geri dönmek mecburiyetinde kaldı. Uçan Potinler ve Çatalca Belediyesi Halk Dansları topluluğunun eşlik etmiş olduğu konser büyük bir şölene dönüştü..

Şef: Acayip Mansuroğlu

Saz ekibi: Dr. Erdal Oltulu (Akerdeon), Ozan İyidoğan (Klarnet), İsmail Mehmet Uğur (Bas Gitar), Hüseyin Baklacı (Gitar), Raci Ergüzel (Keman), İstanbullu Sedat (Perküsyon), Görkem Şişko (Perküsyon), Erdinç Uğur Dalcek (Perküsyon), Ayşe Buyan (Tef ve Zil), Aylin Can (Kaşık).

Koristler: Abdullah Beceren, Ali Uygar, Aşer Bensusan, Atilla Soysal, Aylin Can, Ayşe Buyan, Belgin Çallıo ğlu, Elif Ranaer Harputluoğlu, Emine Kaya, Esma Erdok, Fidan Kocabıyık, Mahmut Yeker, Mehveş Sorkun, Muzaffer Erdoğan, Müfit İşler, Nalan Moray, Nevin Uzsoy, Özten Onaran, Sadrettin Asil, Sevda Akman, Sinan Subakar, Ufkun Balkış, Uğur Gürbüzoğlu, Yasemin Yaylı, Yalçın Yağız Harputluoğlu, Yeliz Ayral ve Zerrin Abadan Uygar.

Konserde Seslendirilen Eserler: Tou Zeibekiko Tis Evdokias, Yörük Ali, Samiotissa, Vardar Ovası, Çıkayım Gideyim Urumeli’ne (Korist: Sinan Subakar), Cevriye Hanım (Korist: Esma Erdok), Kırmızı Gülün Ali Var (Solist: Fidan Kocabıyık), Çakıcı (İzmir’in Kavak ağaçlarını), Gialo Gialo, Ferayi (Solist: Sadrettin Asil), Bir Fırtına Tuttu Bizi (Solist Nalan Moray), Kara Yangın (Solist: Uğur Gürbüzoğlu), Çalın Davulları/Selanik Türküsü (Solist: Sadrettin Asil), Anathema Ton Aitio (Solist: Esma Erdok & Acayip Mansuroğlu), Haydar Haydar (Solist: Nalan Moray), Konyalı, Darıldın mı Gülüm Bana, Politiki Haspiko, Zigoş, Telgrafın Telleri, Memleket Kokulu Yarim, Gülbahar (Solist: Fidan Kocabıyık), Potpori (Ali’m, Karabiberim, Piga Se Magises), Uzo İçelim (Solist: Ayşe Buyan & Acayip Mansuroğlu), Zilli De Maşa Darbuka, Potpori (Berber Oğlan, Bilal Oğlun, Karsilamas), Potpori (Gemilerde Talim Var, İnce Giyerim, Rampi),

Sunum: Esat Halil Ergelen

Dans Ekibi: Uçan Potinler, Çatalca Belediyesi Halk Dansları Topluluğu

Sahne Reji: Tufan Öztürk

Lozan Mubadilleri » Türkiye’de Etkinlik Gösteren Mübadil Müesseselerinin Ortak Açıklaması

 MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ÜN YAKIN DÜŞÜNCE VE ÇALIŞMA ARKADAŞLARINDAN  KUVAYI MİLLİYECİ, ESKİ MÜBADELE  İMAR VE İSKAN BAKANI MUSTAFA NECATİ’NİN KÜLTÜR BAKANLIĞINA BAĞIŞLADIĞI EVİNDE KENDİ ADININ YAŞATILMASINI VE HATIRASINA SAYGI DUYULMASINI İSTİYORUZ!

 

Basından öğrendiğimize nazaran Mustafa Kemal Atatürk’ün yakın fikir ve emek harcama arkadaşlarından Kuvayı Milliyeci eski Mübadele, İmar ve İskan Bakanı Mustafa Necati’nin Kültür Bakanlığına müze yapılması düşüncesi ile bağışlanan evi kendi adı silinerek başka bir isim adı altında kütüphane yapılmak istenmektedir. Bu kararın iptalini ve Mustafa Necati’nin hatırasına saygı duyulmasını istiyoruz.

 

Mustafa Necati, biz mübadillerin gözünde hususi bir öneme haizdir. Zira mübadele sürecinde altı arkadaşı ile verdiği teklif sonucunda Mübadele, İmar ve İskan Vekaleti’nin kurulmasını elde etmiş ve o alevden gömleği giymiştir. Yunanistan’dan Türkiye’ye gönderilen mübadillerin iaşe, sıhhat, iskan ve taşınmaları için cansiperane emekler yapmıştır. Mübadillerin denizyolu ile taşınması işini İtalyanların kazanması üstüne bunun doğru olmadığını savunarak bu işin Türk denizcilerine verilmesini sağlayarak ulusal denizciliğimize büyük katkı elde etmiştir.

 

Mustafa Necati’nin gerek bağımsızlık harbi süresince gerekse sonrasında toplumsal yaşamımıza dokunduğu tartışılmaz bir gerçektir. Kurduğu spor kulüplerinden, sivil cemiyet kuruluşlarına burada okuduğunuz alfabeye kadar, Mübadele, Adalet sarayı ve bilhassa Maarif vekaleti esnasında yapmış olduğu emekler saygı ve şükranla hatırlanmaktadır.

 

 

Mübadele sebebiyle doğdukları toprakları terk etmek zorunda kalan bizim büyüklerimizin yaşamını kolaylaştırmak için çaba gösteren Mustafa Necati’nin devlete bağışladığı kendi evinden adının silinmesine karşı bugün hepimiz itiraz ediyoruz.

İtirazımız kütüphane yapılmasına değil adının silinmesine karşıdır. Kurulması kabul edilen kütüphaneye “Mustafa Necati Edebiyat ve Göç Eserleri Kütüphanesi” adının verilmesini istiyoruz.

Daha ilkin de Kuru fasulyeci yapılmak istenen bu zamanı bina kamuoyunun duyarlılık göstermesi üstüne bundan vazgeçilmiş ve parlamenterler evine dönüştürülmüştür.

Duyarlılığımızı göz önüne alarak kurulması planlanan kütüphaneye evin gerçek sahibi Mustafa Necati’nin adının verilmesi bir tek biz mübadil çocuklarını değil; eminiz ki Altay sporluları, İzmirlileri, Kastamonuluları, Balıkesirlileri, öğretmenleri, hukuk insanlarını ve bu alfabeyi okuyan herkesi mutlu edecektir.

Biz, aşağıda adları yazılı Mübadil Kuruluşları olarak Mustafa Necati’nin hatırasına saygı duyulmasını istiyoruz. 08.07.2020

 

Kamuoyuna saygı ile sunulur.

1.Akdağmadeni Lozan Mübadilleri Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği 2. Alaçam Mübadele ve Balkan Türk Kültürünü Araştırma Derneği 3. Ankara Lozan Mübadilleri Derneği 4. Ayvalık Giritliler Derneği 5. Bafra Mübadele ve Balkan Türk Kültürü Araştırmaları Derneği 6. Beylikdüzü Gürpınar Trakyayılar ve Rumeliler Eğitim Kültür ve Yardımlaşma Derneği 7. Bornova Selanikliler Kültür ve Dayanışma Derneği 8. Bursa Lozan Mübadilleri Kültür ve Dayanışma Derneği 9. Büyük Mübadele Gençlik ve Spor Kulübü Derneği 10. Çanakça Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği 11. Çukurova Girit Mübadilleri Kültür ve Dayanışma Derneği 12. Demirtaş Lozan Mübadilleri Kültür ve Dayanışma Derneği 13. Derecik Mübadile ve Balkan Türkleri Derneği 14. Didim Rumeli Kültürünü Yaşatma ve Dayanışma Derneği 15. Eski Atışalanı Kültür Toplumsal ve Dayanışma derneği 16. Eskişehir Rumeli ve İş İnsanları Derneği 17. Gelibolu Lozan Mübadilleri Derneği 18. Gemlik Girit ve Rumeli Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği 19. Isparta Lozan Mübadilleri Derneği 20. İki Yaka Mübadilleri Derneği 21. İzmir Girit Mübadilleri Derneği 22. Karadeniz Rumeli Dernekleri Federasyonu 23. Kartal Rumeli Mübadilleri Derneği 24. Kuşadası Selanik Mübadilleri ve Rumeli Göçmenleri Kültür ve Dayanışma Derneği 25. Lozan Mübadilleri Derneği 26. Lozan Mübadilleri Vakfı Merkezi 27. Lozan Mübadilleri Vakfı Ege Bölge Temsilciliği 28. Lozan Mübadilleri Vakfı Mudanya Temsilciliği 29. Mahmutbey Selanikliler Derneği 30. Mersin Hebilli Kale Giritliler Kültür ve Dayanışma Derneği 31. Musallı Eğitim Kültür ve Dayanışma Derneği 32. Niksar Balkan Türkleri Derneği 33. Samsun Mübadele ve Balkan Türk Kültürünü Araştırma Derneği 34. Sarıyer Lozan Mübadilleri Derneği 35. Selanik Türkleri ve Buca Yaylacıklılar Eğitim Kültür Dayanışma Derneği 36. Selimpaşa Epivades Bigados Zamanı Kültürel Toplumsal Eğitim ve Araştırma Derneği 37. Seyrekliler Kültür ve Dayanışma Derneği 38. Silifke Giritlileri Kültür ve Dayanışma Derneği 39. Sinop Mübadele ve Balkan Türk Kültürünü Araştırma Derneği 40. Şarköy Mübadilleri 41. Tarsus Girit Türkleri Derneği 42.  Taşova Mübadele Derneği 43. Tepecik Trakya Rumeli Kültür ve Dayanışma Derneği 44. Yanyalılar Kültür ve Yardımlaşma Derneği. 45.Manisa Giritliler Derneği 46. İzmir Giritliler Derneği 47.Bornova Girit ve Mübadiller Derneği 48.Mersin Girit Türkleri Kültür Dostluk ve Yardımlaşma Derneği

Not: Bu talebimiz, Cumhurbaşkanlığı’na, Meclis Başkanlığına, Kültür ve Gezim Bakanlığına, Siyasal parti başkanlarına, Mustafa Necati’nin vazife yapmış olduğu illerin belediye başkanlarına, Altay Spor Kulübüne, mübadil kökenli milletvekillerine iletilmiştir.

 

 

Lozan Mubadilleri » Mübadil Müesseselerinin Ortak Açıklaması

MÜBADİL KURULUŞLARININ ORTAK AÇIKLAMASI

Türk-Yunan Nüfus Mübadelesinin 98.senesinde fazlaca değişik bir Dünya’dayız..

30 Ocak 1923 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti ile Yunan Hükümeti içinde imzalanan “Türk topraklarında yerleşmiş Rum Ortodoks dininden Türk uyruklarıyla, Yunan topraklarında yerleşmiş Müslüman dininden Yunan uyruklarının” mecburi göçünü öngören Mübadele Sözleşmesi ile her iki ülkeden ortalama iki milyon insan doğdukları topraklardan ayrılmak mecburiyetinde bırakıldı.

Günümüzde mübadele müzelerinde;  efemeralarını, siyah beyaz fotoğraflarını gördüğümüz sadece hepsinden önemlisi kuşaktan kuşağa aktarılan memleket anıları, yüreklerimizde sakladığımız yeni vatanlarına yolculuklarının öyküsü suyun iki yanında 98 senedir asla unutulmadı.  100. yıla iki yıl kala mübadelenin, başka bir deyişle iki yönlü can değişiminin bu denli hatırda kalmasının başlıca sebepleri: Kültürün taşınması ve göçlerin tüm hızıyla sürmesidir.

Evet, bu yıl fazlaca değişik bir dünyadayız..

Koronavirüs salgını sebebiyle dünyamızın toplumsal ve ekonomik düzeni alt üst oldu. Ülkelerin sıhhat sistemleri çökme noktasına geldi. Her gün binlerce insan yaşamını yitiriyor. Dünya’da olay sayısı yüz milyona yaklaştı. Şu ana kadar dünya genelinde yaşamını yitirenlerin sayısı iki milyonu aştı. Sıhhat Bakanlığının verilerine gore vatanımızda olay sayısı iki buçuk milyonu, yaşamını yitirenlerin sayısı 25.000’i aştı. Yaşamını yitirenler içinde fazlaca sayıda tabip, hemşire ve sıhhat emekçisi bulunuyor. Muhteşem bir çaba ve özveri ile vazife meydana getiren sıhhat çalışanlarımıza şükranlarımızı sunuyor, candan kutluyor ve alkışlıyoruz.

Salgın hastalıklar hayatımızın bir gerçeğidir. Geçmişte milyonlarca insanoğlunun ölümüne yol açan salgınlar görüldü. Salgın hastalıklar biz mübadillere asla yabancı değildir. 1923 senesinde savaştan yeni çıkmış bir ülkenin tüm mübadillerinin karantina altında tutulmasına ve bulaşıcı hastalıklara karşı aşılarının yapılmasına rağmen derhal her mübadil ailede can kayıpları yaşanmıştır.

Geçmişte yaşananlar bizlere KORONAVİRÜS salgınının da son sıhhat krizi olamayacağını göstermiştir. Dünya Sıhhat Örgütü, halk sağlığına daha çok yatırım yapmaları için tüm devletlere davet yapıyor. Ek olarak Covid-19 aşılarının her insana eşit şekilde dağıtılması icap ettiğini altını çiziyor. En büyük dileğimiz günümüzün teknolojisinde tüm insanların tertipli ve etkili aşılanmasıdır.

Son günlerde gündeme gelen tartışmalardan birisi de “Aşı Pasaportu”. Mübadillerin, aile büyüklerinin doğup yetiştikleri toprakları ziyaretlerinde vize alma zorunluluğu, vize alırken yaşanmış olan sıkıntılar yetmiyormuş benzer biçimde pandemi sebebiyle uygulamaya konulacağı söylenen “Aşı Pasaportu” gezi imkanlarımızı iyice kısıtlayacaktır. COVID 19 salgını sürerken gündeme giren ‘aşı pasaportu’ yeni acılara ve ayrılıklara niçin olacağı için bu düşüncenin uygulanmamasını diliyoruz.

Pandemi sebebiyle sarsılan ekonomiden etkilenen tüm yurttaşlarımızın; bilhassa de dezavantajlı grupların barınma ve geçim sorunları için etkin önlemlerin alınmasını istiyoruz.

Vatanımızda en dezavantajlı grup asla kuşkusuz Romanlar ve Roman mübadillerdir. Bu grubun; barınma, eğitim, emek harcama ve sıhhat sorunları güncelliğini koruyor, sorunlarının acil ve kalıcı olarak çözümlenmesi icap ettiğini vurguluyoruz.

Dünya’daki dezavantajlı gruplardan olan sığınmacıların, mültecilerin ve Romanların, Türkiye’de; geçici koruma statüsünde olan göçmenlerin sıhhatli yaşam koşullarına bir an ilkin kavuşmaları için Avrupa Birliğinin lüzumlu önlemleri ivedilikle almasını bekliyoruz.

Komşu Suriye’de devam eden acımasız cenk sebebiyle milyonlarca insan canını kurtarmak için ülkesini terk etti, dört milyona yakını Türkiye’ye sığındı. Bu insanların yine ülkelerine dönebilmeleri ve rahatlık içinde yaşamlarını tekrardan kurabilmeleri için barışçıl ortamın bir an ilkin sağlanması icap ettiğini önemle vurguluyoruz.

Geçen yıl yaptığımız ortak açıklamada dile getirdiğimiz:

-Vize uygulamasına son verilmesi,

– her iki ülkede mübadeleden kalan kültürel mirasın korunması,

– Çevremizde yükselen cenk tehdidinin giderek tüm dünyayı saracak bir sıcak çatışmaya dönüşmesi olasılığına karşı hemşerimiz Mustafa Kemal Mustafa Kemal Atatürk’ün “yurtta barış cihanda barış” sözleriyle ifade etmiş olduğu prensibe uygun olarak içerde demokrasi, dışarda dış ilişkiler odaklı adımlar atılması,

– Doğu Akdeniz’deki kaynakların kullanımı başta olmak suretiyle Türkiye ve Yunanistan içinde yaşanmış olan tüm anlaşmazlıkların çözümü için itidalli davranılması ve diplomasiye ehemmiyet verilmesi gerektiğine inanıyoruz.

– Barışın önemini vurgulamak için Lozan Sulh Antlaşmasının imzalandığı 24 Temmuz’un LOZAN BARIŞ BAYRAMI olarak duyuru edilmesi ve resmen kutlanılması ile ilgili taleplerimizi yineliyoruz.

Mübadelenin ve Lozan Sulh Antlaşmasının 98.senesinde,  çatışmaların ve savaşların sona ermesini, tüm dünya halkları için sulh ve demokrasinin egemen olmasını umut ederek; savaşlarda, göç yollarında, terör saldırılarında ve koronavirüs salgınında yaşamını yitirenleri saygı ve rahmet ve saygıyla yad ediyoruz.

Çekilen acılar tekrar yaşanmasın ..

Kamuoyuna saygıyla sunarız. 30 Ocak 2021

Türkiye’de etkinlik gösteren 69 vakıf ve dernek

Mübadil Kuruluşların Ortak Izahat Videosu

https://drive.google.com/file/d/1eo_arNlmv7xpzCSesFgifOMQVHTurtKI/view?usp=sharing

 

 

Lozan Mubadilleri » Common Declaratıon Of The Lausanne Populatıon Exchangee Organızatıons…

 

COMMON DECLARATION OF THE LAUSANNE POPULATION EXCHANGEE ORGANIZATIONS

We are in a very different World in the 98th Anniversary of the Turkish-Greek Population Exchange…

Pursuant to the Protocol on the “Exchange of Turkish Subjects of Rum Orthodox Religion Resident in Turkey and Greek Subjects of Muslim Religon Resident in Greece” signed between the Turkish Grand National Assembly Government and the Greek Government on 30 January 1923, approximately 2 million people from both countries had  to leave the lands on which they had born.

The homeland memoirs that we see today in the population exchange museums in the biçim of; ephemera, black and white photos and above of all, the inter-generationally transmitted homeland memories and the stories of journies to the new homelands embeded in he hearts have never been forgotten. The main reasons of the rememberence of the population exchange or in other words the exchange of souls  just two years before the centenary are; the transmission of culture and the accelaration of the migrations

Yes, this year we are living in a very different world…

Cause of the Corona virus pandemy, social and economic order of our world turned upside down. Health systems of the countries came to a halt. Thousands of people are lost everyday. The number of infected people is approaching a hundred million. So far, the number of deceased exceeded two millions. According to the Health Ministry records, the number of infected people exceeded two and a half million and the number of deceased exceeded 25.000 in Turkey. Among the losses, there are so many doctors, nurses and health laborers. We express our gratitude to our health personnel working with an extraordinary effort.

Infectious diseases is a fact of life. Humanity faced with pandemies in the past that caused the loss of millions of people. Infectious diseases are not alien to us as the exchangees. Despite the fact that these immigrants were taken under quarantine and inoculated in 1923 by a country that had just been to wars, almost each exchangee family faced the loss of its members.

The past experiences demonstrated that CORONA VIRUS will not be the last public health crisis. World Health Organization calls all the states to invest more on the public health. Besides, the WHO underlines that the Covid-19 vaccines should be distributed equally to all. We wish that all the people can be inoculated orderly and effectively by the help of cutting-edge technology.

“Vaccine Passport” is one of the latest debates. The visa obligation of the exchangees to visit the lands that their elderlies were born and grown up  were further aggravated now by the “Vaccine Passport” discusions.  It will impede our visits seriously. We wish that this “Vaccine Passsport” will not be enforced during this COVID 19 pandemy process in order not to give way to new pains and splits.

We suggest that all the citizens, especially the disadvantaged groups that are badly affected by the shaken economy cause of the pandemy, should  be supported by effective measures to help them with their housing and livelihood problems.

In our country, Romani is one of the most disadvantageous groups, who are found among the exchangees as well. They still have serious housing, education, employment and health problems. We would like to underline that their urgent problems should be resolved permanently.

We expect that the European Union should  take necessary measures urgently to provide healthy life conditions for asylum seekers, refugees and the migrants under the temporary protection status in Turkey as antother disadvantaged group.

Because of the cruel war in our neighbouring country Syria, millions of people left their lands to save their lives, around four million of them took refuge in Turkey. We emphasize that these people should be able to return to their homeland and restore their lifes in a peaceful  environment.

As was expressed in our common declaration in the previous year, we believe that:

-The visa enforcements should be abolished

– The cultural heritage of  the exchangees in in both countries should be protected

– In regard to the escalating war threat that can shake the whole world, we refer to Mustafa Kemal Mustafa Kemal Atatürk’s aphorism “peace in the country, peace in the world” and suggest to act according to democratic principles in the country and tailor diplomacy in the world.

– For the resolution of the problems between Turkey and Greece, notably the use of resources in the Eastern Mediterranean, the questions should be approached temperately and diplomacy should prevail.

– We repeat our suggestion to declare 24th July as LAUSANNE PEACE DAY  to underline the significance of peace.

On the 98th anniversary of the Population Exchange and Lausanne Peace Treaty, we wish that the conflicts and wars will come to and end and peace and democracy will prevail for all the peoples of the world. We remember those who lost their lives on the migration routes, in the terrorist attacks and coronavirus pandemy with respect and God’s grace.

We wish that the suffered agonies will not be let to occur again

We present to the public with respect. 30th January 2021

69 foundation and association operating in Turkey